Market İyi. Peki ya Vicdan?
Dışarıda kıyamet koparken içeride "her şey yolundaymış" gibi davranmaya çalıştığınız bir market işletme simülasyonu.
Çoğu simülasyon oyunu size "nasıl daha fazla kâr edilir?" diye sorar. Market is Fine ise size şunu soruyor:
"Her şey yıkılırken kâr etmenin bedeli nedir?"
Sıradan bir bakkal gibi başlayacaksınız. Rafları dolduracak, barkod okutacak ve para üstü vereceksiniz. Ancak dışarıdaki kaos dükkanın camlarına vurduğunda, haber bültenleri ülkenin nefesini kestiğinde asıl oyun başlayacak.
Dükkanınızın köşesindeki o küçük televizyon, oyunun kaderini belirleyen en büyük güçtür. Dinamik gündem her şeyi değiştirir.
Kıtlık haberini önceden alıp stokçuluk yaparak servet mi kazanacaksınız? Yoksa mahalleliyi mağdur etmemek için fiyatları sabit mi tutacaksınız?
Ülkece yaşanan büyük bir yas olduğunda dükkanın ışıkları söner. O gün kepenkleri açıp para kazanmaya çalışmak, vereceğiniz en zor karar olabilir.
Enflasyon, devalüasyon ve tedarik zinciri krizleri anlık olarak etiketlerinize yansır. Müşterileriniz sadece birer "NPC" değil, bu hikayenin mağdurlarıdır.
Bu oyunun gelirinin bir kısmı şehit ailelerine bağışlanacaktır. Çünkü bazı bedeller, parayla ödenmez.
"Kazanılan paralar harcanır, raflar tekrar dolar ama incitilen onurlar ve kaybedilen canlar asla geri gelmez."
Her bir olay, gerçek hayattan esinlenmiş toplumsal bir krizi temsil eder. 15 farklı senaryo ile karşılaşacaksınız.